EkzeN

Franz Kafka Babaya Mektup Kitap Özet ve İncelemesi

09.11.2022
101
Franz Kafka Babaya Mektup Kitap Özet ve İncelemesi

Franz Kafka Babaya Mektup Kitap Özet ve İncelemesi Bazı kitaplar vardır, okuyunca anlamlı olması için yazarı önceden tanımak gerekir. Bu durumda olan dünyada ilk sırada gelen yazar kuşkusuz Franz Kafka’dır. Neden Kafka’nın kitaplarını okuyan çoğu kişi kitabın ağır geldiğini söyler?
“İki kez okumak zorunda kaldım” diyenler olur?
“Anlamadım yarım bıraktım” diyenler olur?
“Kitapta anlatılmak isteneni tam anlamadım” derler?Peki neden Franz Kafka, arkadaşı ve kendisi gibi yazar olan Max Brod’a vasiyet yazıp “bana dair ne varsa toparla ve onları yak” dedi? Hepsinin basit bir sebebi var. Çünkü Kafka şunu biliyor ve söylüyordu : “Yazdığım tüm hikâye, roman ve mektuplar çok fazla şahsi bilgiler ve duygular barındırıyor.”

Franz Kafka Babaya Mektup İncelemesi


Franz Kafka demek, babası Hermann Kafka’dan derin izler taşımak demek. Kaleme aldığı her eserinde babasından izler görmek mümkün. Bunu hiç gizlemedi de. Sadece bir örnek : “Dönüşüm” eserinde böceğe dönüşen Gregor Samsa, aslında Franz Kafka’nın ta kendisidir. Çünkü kendisini babasının karşısında böcek kadar değersiz ve güçsüz buluyordu. Kafka okumaya başlayacak kişinin ilk okuması gereken eseri “Babaya Mektup” olmalı.

70 sayfalık eseri sadece babası okusun diye yazdı, gelin görün ki tüm dünyada milyonlarca insan okudu ve Kafka’yı tanıdı. Bu uzun mektupta Franz Kafka 36 yaşındaydı ve çocukluğundan başlayarak o yaşına kadar babası ile yüzleşti. Yeri geliyor babasını eleştiriyor, yeri geliyor takdir ediyor, yeri geliyor ağlıyor mektubu yazarken. O uzun, psikolojik tahliller ile dolu mektubu bir gecede yazdı.
Bu eseri edebiyatseverler sadece Franz Kafka’yı tanımak için okumaz. Avrupa’da bazı üniversitelerde Psikoloji bölümlerinde de ders olarak incelenir. Ayrıca evlenip yeni baba olanlara da çocuğuna yaklaşım konusunda bu kitap bazı okullarda aileye tavsiye ediliyor.

Franz Kafka Babaya Mektup Özet

Genç yaşta hayatını kaybeden Franz Kafka, ölümünden yaklaşık 5 yıl önce babası Hermann Kafka’ya, baba oğul ilişkilerinde kendisini rahatsız eden ve sorunların temeli olduğunu düşündüğü ne varsa anlatmış mektubunda. Onu sadece babalığı üzerinden eleştiriyor gibi başlasa da aslında sadece babalığını değil insanlığını da eleştirmiş babasının.

Birçok erkek çocuğunun yaptığı gibi her şeyin ölçütü olarak gördüğü güçlü ve azametli babasından gelen ilk darbeleri, en büyük çocuk olarak tek başına göğüslemek zorunda kalsa da bunun için oldukça zayıf ve güvensiz hissetmiş hep. Babasının, hayatının neredeyse her alanında hissettirdiği baskısından kurtulmak, tamamen bağımsız olmak ve huzurlu bir hayat için kurtuluş olarak gördüğü evlilik konusunda da kendisini yetersiz hissettiği için adım atamamış.

Evladının mutlaka iyiliğini istese de; otoriter ve oldukça talepkâr bir babanın, baskıcı ve eleştirel tarzda verdiği eğitimin bir çocuğu, ömür boyu sürecek suçluluk ve yetersizlik hissiyle yalnızlığa itebileceği anlaşılıyor.
Ancak belki de anlatımının bu kadar güçlü olmasının nedeni de yalnızlığıdır.

Mektup babasına ulaşmış olsaydı cevabı ne olurdu acaba?

  • “Senden kaçmak isterken ailemden kaçmak zorunda kaldım, annemden bile.”
  • “Karşında özgüvenimi kaybettim, bunu yerine de sonsuz bir suçluluk duygusu çoktan yerleştirdim.”

Benzer konuda yazılmış olan Bir Çöküşün Öyküsü (Stefan Zweig) İncelemesi konulu makalemize de dilerseniz göz atabilirsiniz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.